Corona virüs salgınından sonra Branko Milanoviç doğal ekonomiye dönüş tehlikesinden; Nourel Roubini, salgının etkisinin 1929 krizinden daha fazla olabileceği endişesinden söz ediyor. Nitekim ABD üretimi 1/3 oranında düşmüş olup işsizlik %25 seviyesine çıkmış durumda. Bu açıdan bakıldığında iktisat teorisi açısından birkaç madde de sıralanması gereken hususların varlığı söz konusudur.
1. İktisat teorisi genellikle parasal-finansal konjonktür dalgaları ve talep kaynaklı şoklar üzerine odaklıdır. İktisadi doktrinlerin geneli bunu böyle kabul eder.
2. Bu tür krizlerde zaman zaman "siyah kuğu" dan söz edilse de gerçekte "beyaz kuğu" krizleridir. Burada siyah kuğu tabiri, finans ve ekonomi dünyasını derinden etkileme potansiyeline sahip, öngörülmesi güç olan olaylara vurgu yapmak için kullanılır. Beyaz kuğu teorisine ise, finansal krizden bu yana en büyük zorluğu ortaya çıkarabilecek global ekonomiyi çevreleyen sadece "beyaz kuğulardan" biri olarak tanımlama yapılabilir.
3. Arz yanlı şoklar üzerine litaratür daha ikincildir. 1973, 1979 petrol şokları ve stagflasyon ilk akla gelenlerdir.
4. Corona krizi tehlikesinin doğal olaylar (deprem, küresel ısınma ve iklim değişikliği) ve savaş ekonomisi çerçevesinde ele almak gerekir. Fakat bunlardan önemli ölçüde ayrılan iki farkı vardır.
a) Corona bölgesel değil küresel bir etkiye sahiptir.
b) Ani ve hızlı bir şekilde ilerlemektedir.
Çin Ekonomisinin Görünümü: Avrupa'da Covid 19 virüsü nedeniyle gelen kapanmalar Çinli şirketlerin aldıkları siparişleri iptal etmesine neden oldu.Bu durum bütün Çini kapsar hale geldi. Dünya'nın en büyük ikinci ekonomisinin virüs nedeniyle Şubat ayındaki kapanmalardan kaynaklı zararı telafi etme şansı risk altında. Başbakan Li Kıçiang'da dahil politika yapıcıların toparlanmadan bahsetmiş olması ve destek önlemlerinin açıklanmasına karşın ekonomistler büyüme tahminlerini düşürmeye devam ediyor.
ANZ banking group ekonomisti Xing zhaopang yaptığı açıklamada, bu durum çin ekonomisi için kesinlikle ikinci şok dalgası. Virüsün küresel çapta yayılması Çin'deki üretimi iki şekilde etkileyecektir Hem tedarik zincirlerini bozacak hem de dış talebi azaltacak ifadelerini kullandı.Ayrıca çin ekonomisinde ortaya çıkacak zararın ilk sinyali mart ayı satın alma yöneticileri endeksinin (PMI) açıklanacağı 31 mart da gelmesi muhtemeldir.
Güçlü bir sıçrama olmadığı sürece yılın ilk ayında karlarda kaydedilen düşüş büyük bir ihtimalle devam edecektir.
Corona Virüsü Küresel Ekonomiyi Nasıl Etkiledi: Tedarik Zincirleri Bakımından Neyi İfade Ediyor
Çoğu Çin'de olmak üzere dünyanın dört bir yanında birçok kişiyi etkileyen Corona virüsü, küresel ticaret üzerinde de etkisini gösteriyor. Dünya'nın en büyük ikinci ekonomisi Çin'le ticaret yapan yabancı firmalar ve hava yolu şirketlerinin satışları düştü. Dünyadaki vizon üretiminin %40'ını karşılayan Danimarka'daki 1500 üretici Çinli alıcıların katılamaması nedeniyle yaklaşık 2 milyon kürkün açık arttırılması ertelendi.Dünya çapında seyahat verilerini toplayan OAG firması bilet satışlarının düşmesi nedeniyle Çin'e ve Çin içinde en az 25 bin uçuş iptal etti.
Toyota, Apple, Starbucks ve Ikea gibi küresel şirketler Çin'deki operasyonlarını ya tamamen durdurdu ya da çok kısıtlı bir noktaya çekti. Çin küresel otomotiv sanayinin ve elektronik sektörünün ana tedarikçi ülkesi durumunda bir çok markanın otomobilleri, oto yedek parçaları, mobil telefonları, bilgisayarları ve elektronik parçaları Çin'de üretiliyor. Bu durum bir çok otomotiv firmasının Çin dışındaki fabrikalarını da olumsuz etkileyecektir. Çünkü üretimde kullanılan parçalar Çin'den geliyor.
Örneğin; Güney kore markası olan Hyundai Çin'den parça tedarik edemediği takdirde üretimi durdurmak zorunda kalacaktır. Dolayısıyla birçok üretici markanın da aynı sorunla karşılaşacağı kaçınılmaz olacaktır. ( General Motors, Nissan, Renault, Honda, Peugeot, Wolkswogen)
Çin geçen yıl %6,1 oranında büyüyerek onlarca yılın en düşük ekonomik büyümesini kaydetti. Bu yıl corona virüsü sebebiyle ekonomik büyümesi %4-5 bandında gerçekleşeceği üzerine beklentiler mevcut. Dünya bankası tarafından yapılan ekonomik modellemeler virüsün 1918-19 salgınında yaşanan grip salgını gibi şiddetli bir etkisinin olacağı öngörülerek dünya büyüme oranının %5 düşeceği gibi bir sonuca vardı. 2008-2009 global finansal krizin neden olduğu etkiyle aynı paya sahip olduğu gözlemlenmektedir Ayrıca Çin 2003'deki akut solunum yetmezliği sendromu (SARS) salgınında ekonomik anlamda etkilenmiş, ancak kısa bir zaman sonra toparlanma evresine girmesiyle virüsün küresel ekonomiye etkisi sınırlı düzeyde kalmıştır. Fakat bu kez toparlanma çok uzun olacak gibi görünüyor. Ayrıca virüsün dünya çapındaki etkileri inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Zira Uluslararası Para Fonu(IMF) verilerine göre küresel ekonominin %16,3'ünü Çin kontrol ediyor. SARS salgının da bu aran %3 düzeyindeydi.
Corona Virüsünün Bölgesel Etkileri: Türkiye ve Avrupa Birliği üzerine Bir Analiz
a)Avrupa Birliği Üzerine Etkisi: Avrupa Birliği bilindiği üzere uzun zamandan beri borç kriziyle baş etmeye çalışıyor. Ayrıca İtalya'nın da kriz ülkeleri adı verilen PIGS ülkelerinden biri olması durumuna binaen bölgeyi zor duruma sokuyor.Büyüme oranları açıklanmadan önce önemli bir gösterge olan Satın Alma Endeksi(PMI) verilerine göre düşüş olduğu saptanarak 48.7 olarak açıklandı. Avrupa da eğer ki virüs ekonomik anlamda zayıf olan ülkelerde de ağır sonuçlara neden olursa bu ülkelerde daha çok kayıplar söz konusu olacaktır.
b)Türkiye Üzerine Etkisi: Geçen haftalar da Finansal Times gazetesi, Corona virüsünün 24 ülke üzerinde etkisini veren bir analizde salgının küresel ekonomi üzerinde endişe yarattığı belirtmiş olup Türkiye ekonomisini az da olsa olumlu etkileyecek şeklinde bir açıklama yapmıştır. Hesaplamalara göre Corona virüsü nedeniyle Çin ekonomisinde %1 gibi bir düşüşün Türkiye ekonomisinde %0.5 gibi bir artış yaşanacağı kaydedilmiştir.
Türkiye ekonomisine dış ticaret tarafından bakılacak olunduğunda, küresel ekonomik büyümenin ve ticaret hacminin yavaşlaması ihracatımızın büyüme hızını yavaşlatacaktır. Öte yandan Türkiye'nin Çinden İthal ettiği ürünlerin alımını durdurması dış ticaret açığını daraltmış olacaktır. Ayrıca Petrol fiyatlarının düşmesi enerji maliyetlerini aşağı yönde baskılacağı için de cari dengeye olumlu bir şekilde yansıması kaçınılmazdır.
Buna mukabil son dönemde hızlı bir artış kaydeden Çinli turist sayısında bu yıl yavaşlama olacağı söz konusu olacağından tabii olarak cari dengeye olumsuz bir yansıma yapar.
b)Türkiye Üzerine Etkisi: Geçen haftalar da Finansal Times gazetesi, Corona virüsünün 24 ülke üzerinde etkisini veren bir analizde salgının küresel ekonomi üzerinde endişe yarattığı belirtmiş olup Türkiye ekonomisini az da olsa olumlu etkileyecek şeklinde bir açıklama yapmıştır. Hesaplamalara göre Corona virüsü nedeniyle Çin ekonomisinde %1 gibi bir düşüşün Türkiye ekonomisinde %0.5 gibi bir artış yaşanacağı kaydedilmiştir.
Türkiye ekonomisine dış ticaret tarafından bakılacak olunduğunda, küresel ekonomik büyümenin ve ticaret hacminin yavaşlaması ihracatımızın büyüme hızını yavaşlatacaktır. Öte yandan Türkiye'nin Çinden İthal ettiği ürünlerin alımını durdurması dış ticaret açığını daraltmış olacaktır. Ayrıca Petrol fiyatlarının düşmesi enerji maliyetlerini aşağı yönde baskılacağı için de cari dengeye olumlu bir şekilde yansıması kaçınılmazdır.
Buna mukabil son dönemde hızlı bir artış kaydeden Çinli turist sayısında bu yıl yavaşlama olacağı söz konusu olacağından tabii olarak cari dengeye olumsuz bir yansıma yapar.
Diğer yandan Asya'daki yükeselen piyasalarda olan küresel likiditenin bir kısmı alternatif bir piyasa olarak Türkiye'ye kayması muhtemeldir. Ülkeye böyle bir kısa vadeli sermayenin girişi az da olsa finans piyasalarını rahatlatmış olacaktır. Virüsün küresel ekonomiye dair etkisinde artışın olduğu son günlerde FED parasal genişlemeye gitti. Böyle bir bir ekonomi politika hamlesi karşısında faiz ve döviz piyasalarına müdahale açısından ekonomimizin lehine olup TCMB'nin atacağı adımı kolaylaştırmıştır.
Ekonomik krizlerde şokun ekonominin hangi cephesinden geldiği oldukça önemlidir. Arz tarafından mı yoksa talep tarafından mı meselesi oldukça önemlidir. Çünkü alınacak tedbirde ona göre oldukça önem arz eder. 1929 krizi denilen Büyük Buhran talep tarafından gelen şokun sonucunda yaşanmıştır. Klasik doktrinin çözüm önerilerinden biri olan ekonomi kendiliğinden dengeye gelecektir anlayışı başaralı olamamıştır. Keynesyen iktisada ilişkin uygulanan ekonomi politikaları krizden çıkışı sağlamıştır. 1973 krizinde ekonominin arz tarafından gelen şok olması sebebiyle Keynesyen doktrinin çözüm önerileri krizi atlatmaya yetmemiştir. Monetarist yaklaşımın öncüsü Milton Friedman'ın görüşlerinin haklı çıktığını görüyoruz.
Küresel boyutta meseleyi ele aldığımızda çıkan sonucun küresel büyüme üzerinde önemli bir paya sahip olan Çin'in yıllık büyüme oranı olan %7-8 lik büyümenin virüs sebebiyle %3-4 seviyelerine düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Görüldüğü üzere Dünya'nın bir çok ülkesini Çin'den ham madde aramalı veya bitmiş mamul alması durumuna binaen alamayacak olması söz konusudur. Tabii olarak Çin'de ithal ettiği ürünleri tedarik edemeyecek hale gelecektir.Dolayısıyla ülkelerin ticareti durdurması, sınırlarını kapatması ve bir çok küresel markanın tedarik zincirlerinde yaşanan soruınlar nedeniyle üretimlerini durdurması gibi bir dizi sorunların yaşanması sebebiyle ilk şokun arz tarafından geldiği görülmüştür.
Buna mukabil Dünya'daki bir çok ürüne olan talebin azalması ve talepte daralmanın yaşanması üzerine ikinci şokun talep tarafında yaşanacağı beklentisi söz konusudur.( Özellikle hizmet sektörü, turizim vs. özellikle Çin'den dünyanın bir çok ülkesine ihraç edilen gıda vb. maddeler için güvensizlik sorunu gibi sebepler.) Sonuç olarak küresel ekonomide ilk önce arz daha sonra talep tarafından geleceği beklentisi olan şokların (ikisinin de birlikte yaşanacağı bir kojonktür olma ihtimali de göz ardı edilmemeli ki daha önce buna dair önlem açısından nasıl bir politika enstürmanıyla müdahale edildiği üzerine örnek/tecrübenin olduğu pek şüphe arz etmektedir.) etkilerinin verdiği zarara yönelik politika yapıcıların, ekonomistlerin ve diğerlerinin üreteceği çözümler oldukça önemli ve elzemdir.
Ekonomik krizlerde şokun ekonominin hangi cephesinden geldiği oldukça önemlidir. Arz tarafından mı yoksa talep tarafından mı meselesi oldukça önemlidir. Çünkü alınacak tedbirde ona göre oldukça önem arz eder. 1929 krizi denilen Büyük Buhran talep tarafından gelen şokun sonucunda yaşanmıştır. Klasik doktrinin çözüm önerilerinden biri olan ekonomi kendiliğinden dengeye gelecektir anlayışı başaralı olamamıştır. Keynesyen iktisada ilişkin uygulanan ekonomi politikaları krizden çıkışı sağlamıştır. 1973 krizinde ekonominin arz tarafından gelen şok olması sebebiyle Keynesyen doktrinin çözüm önerileri krizi atlatmaya yetmemiştir. Monetarist yaklaşımın öncüsü Milton Friedman'ın görüşlerinin haklı çıktığını görüyoruz.
Küresel boyutta meseleyi ele aldığımızda çıkan sonucun küresel büyüme üzerinde önemli bir paya sahip olan Çin'in yıllık büyüme oranı olan %7-8 lik büyümenin virüs sebebiyle %3-4 seviyelerine düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Görüldüğü üzere Dünya'nın bir çok ülkesini Çin'den ham madde aramalı veya bitmiş mamul alması durumuna binaen alamayacak olması söz konusudur. Tabii olarak Çin'de ithal ettiği ürünleri tedarik edemeyecek hale gelecektir.Dolayısıyla ülkelerin ticareti durdurması, sınırlarını kapatması ve bir çok küresel markanın tedarik zincirlerinde yaşanan soruınlar nedeniyle üretimlerini durdurması gibi bir dizi sorunların yaşanması sebebiyle ilk şokun arz tarafından geldiği görülmüştür.
Buna mukabil Dünya'daki bir çok ürüne olan talebin azalması ve talepte daralmanın yaşanması üzerine ikinci şokun talep tarafında yaşanacağı beklentisi söz konusudur.( Özellikle hizmet sektörü, turizim vs. özellikle Çin'den dünyanın bir çok ülkesine ihraç edilen gıda vb. maddeler için güvensizlik sorunu gibi sebepler.) Sonuç olarak küresel ekonomide ilk önce arz daha sonra talep tarafından geleceği beklentisi olan şokların (ikisinin de birlikte yaşanacağı bir kojonktür olma ihtimali de göz ardı edilmemeli ki daha önce buna dair önlem açısından nasıl bir politika enstürmanıyla müdahale edildiği üzerine örnek/tecrübenin olduğu pek şüphe arz etmektedir.) etkilerinin verdiği zarara yönelik politika yapıcıların, ekonomistlerin ve diğerlerinin üreteceği çözümler oldukça önemli ve elzemdir.
Sanki bir prof'un makalesi gibiydi yazilarinin devaminin gelmesi dilegiyle...
YanıtlaSilÇok Teşekkür ederim.
SilAnlatımınız çok akıcı ve sade.Bir bloggerda olması gereken iki önemli özellik.Basarilarinizin devamini diliyorum.İkinci yazıyı merakla bekliyoruz.Tabi aynı güzellikle yazma şartıyla :).
YanıtlaSilİyi dilekkeriniz için çok teşekkür ederim. Destekleriniz benim için her zaman çok değerli ve önemli. Bende desteğinizin devamını diliyorum. Tekrar teşekkür ederim...
SilÜstad emeğine sağlık devamını bekleriz
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Desteğinizi esirgemediğiniz için müteşekkirim
Sil